Astrolojide Doğru Bilinen Yanlışlar

 

 

Yanlış 1: Yeniaylarda yeni bir işe başlanır.

En çok doğru bilinen yanlıştır. Kadim antik astrologların bir çoğu yeni bir işe başlamak için yeniayı değil, hilâl fazını önerirler. Çünkü yeniay, Güneş ile Ay’ın kavuşumudur ve Güneş ile kavuşan göksel cisimleri “yanarlar”. Ay’ın yanıklığı klasik astrolojide kabul edilebilir bir iyicillik ve olumluluk taşımaz; herşeyden önce Ay’ın karanlık tarafına işaret eder ve bu işaret de mitolojide Hekate (Mars/Pluto’nun öncülü arketip) ile sembolize edilir. Ay, Güneş ışınlarından kurtulur kurtulmaz başlayan hilâl fazı ise (Ramazan örneği) çok olumlu kabul edilir. Aynı durum dilek dilemek vb. ruhanî işler için de geçerlidir. Eski çağlarda dilekler ya Sirius yıldızı yükselince ya da Ay, Jüpiter ile olumlu açı yaptığında dilenirdi.

 

Yanlış 2: Tam bir kavuşum cazimidir. Gök cismi Güneş’in kalbindedir.

Bir gök cisminin Güneş’in kalbinde (cazimi) olabilmesi için öncelikle bir iç gezegen (Merkür veya Venüs) olması ve kavuşum dışında da en fazla 0 drc 17 dakikalık orb ile aynı deklinasyonda olması gerekir. Dış gezegenler (Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Pluto) cazimi olamazlar.

 

Yanlış 3: İnsanlar 30 yaşından sonra yükselen burcunu yaşar.

İlerletim tekniklerine göre (örneğin Profeksiyon), insanlar doğdukları andan sadece 1 yaşına kadar ve bundan itibaren her 12 senede bir yükselen burçlarını yaşarlar. Yükselen burçtan ziyade yükselen burcun yöneticisinin yerleşimi önceliklidir. Einstein’ın yükselen burcu Yengeç örneğin? Ama yükselen yöneticisi Yay burcunda 😉

 

Yanlış 4: Astroloji öğrenmek için mutlaka eğitim almak şarttır.

Astroloji gibi bilgiye dayanan konu ve mesleklerde, bir konuda iyi olmak için o konunun eğitimine ihtiyaç yoktur; çünkü bilgiye ve senteze dayalı sistemlerde öğretmenin kendine özgü kalıplarını ve görüşlerini de ister istemez alır, bir süre sonra da geriye ket vurur hâle gelirsiniz. Sonuçta eğitmeniniz de sadece kendi kültürel çerçevesi ve bilgisi içinde aktarımlarda bulunabilir. Dolayısıyla onu ya çok iyi seçmelisiniz ya da kendiniz öğrenmelisiniz. Bunu bir astroloji eğitmeni olarak yazıyorum.

Bir astroloji eğitimi müfredatı, öğrencisine çalışan her tekniği vermeye çalışmalıdır fakat ne yazık ki teoride böyle olması gereken şey pratikte pek mümkün olamıyor. Çünkü böyle bir sistemde 7-8 yıldan aşağı astroloji eğitiminden bahsedemeyiz. Ve astroloji veya astrologlar da devlet vb. her hangi bir kurum tarafından desteklenmiyor diğer bilgiler gibi. Ayrıca uzun süreli eğitimler astrolojiye başlamak isteyen kişileri de soğutmaktadır. Halbuki bugün gazete ve televizyonlarda çoğunlukla astrolojiyle uzaktan yakından alakası olmayan, salt burçları bilen kişileri görüyoruz. Halbuki örneğin kendi öğrencilerimden örnek verirsem: Daha eğitiminin 3. ayında olan öğrenciler bugün tv’de görünüp “benim” diyen astrologların % 90’ından daha çok şey bilmekte.. Haliyle bir harita yorumlamak için ve basitçe tahmin yapabilmek için “normal zekada bir insan için” “bence” 3-4 ay yeterlidir. Gerisi detaydır, %70 olan tahmin oranını %90’a falan çıkartmaktır, astrolojik yorum kalitesinde “derinleşmektir”, ustalaşmaktır vb.. Bunu da şu an 21 yıllık bir astrolog olarak yazıyorum. Asıl tehlike öğrencisine uzun eğitim süresi boyunca “gerçekte” “hiç bir şey” vermeyen, sadece çeviri ve başka astrologlardan alınmış bilgi yığınını atan sözde astrologlardır.

 

Yanlış 5: Yurtdışındaki astroloji okulları / dernekler daha iyidir.

Bu genelleme oldukça yanlış. Bunun yanlışlığını görebilmek için bu okulların müfredatlarına veya eğitim veren kişilere göz atmak yeterlidir. Örneğin bazı okul, dernek vb. kurumlarda astroloji bir bilim gibi değil, spiritüel bir olgu gibi yer alıyor. Hatta tarotçuları, medyumları vb. bile içinde barındırıyor (Kepler Üniversitesi’nin akreditasyonunun iptal edilmiş olma sebebi de budur. Sahtekarları barındırdığı için artık Üniversite düzeyinde sayılmıyor devlet tarafından). Sadece modern teknikleri, sadece klasik teknikleri vb. veren okullar var. Her zaman olduğu gibi astroloji söz konusu olduğunda bir genelleme yapmak imkânsızdır ve son yıllarda artan yabancı hayranlığı veya tam tersi milliyetçi görüşler ancak saçmalıktır.

 

Yanlış 6: Bir astrolog sözlerine dikkat etmeli, açıktan bir şey yazmamalıdır.

Bir astrolog tanrı, psikolog veya edebî sanatçı değildir, göksel işaretlere aracılık edendir. Nasıl bir “elçi” birinci elden aldığını ikinci bir şahısa objektif bir şekilde aktarmak sorumluluğundaysa, astrolog da böyledir. Aksi hâlde kendisini bir elçiden daha yüksekte görmüş, karşısındakini de aldatmış olur.

 

Yanlış 7: Bir astrolog kişinin yaşamını iyileştiremez. Sadece tespit yapar.

Astrolojinin ilk başında tespit vardır. Tespit doğru bir şekilde yapıldıktan sonra astrolog bunun iyileştirilmesi için bir çok ipucu verecektir. Örneğin bir mide hastasının bu sembolik altında çalışan pozisyonu kardeşiyle ilişkiliyse ve bunu astrolog doğru bir şekilde aktarabilmişse hiç bir tespit mekanizmasının yapamayacağı bir şeyi yapmıştır. (“Kardeşinle arandaki sorunları çözebilirsen mide hastalığın da geçecektir”, bu tip gerçek örneklerden sadece birisidir.) Bazen kolektif etkilerde yapacak bir şey yoktur. Çünkü kolektif etkilerde “başka insanlar” direksiyonun başındadır.

 

 

Yanlış 8: Kova Çağındayız

Son yıllarda Kova çağında olmamız konuşuluyor. Ne yazık ki Kova çağında değiliz. Yakınında bile değiliz. Çağlar, astrolojide ilkbahar ekinoksunda doğan Güneş’in takımyıldızına göre belirlenir. Güneş de bir kaç binyıldır Balık takımyıldızından doğmaktadır. Eğer hesaplarda bir şaşma olmazsa (deltaT değerini fazla etkileyecek doğa olayları gibi) Güneş ilkbahar ekinoksunda Kova takımyıldızında 2.250 yılında doğacak…

 

Yanlış 9: Burçlar yöneticilerine benzerler, Uranüs, Neptün, Pluto

Bu hatayı en çok Uranüs’ü Kova burcuna vermeye çalışanlar yapıyor sanırım. Hayır burçlar yöneticilerine benzemezler. Gezegen=Burç değildir, hiç bir zamanda olmadı. Merkür muzur ve sahtekarlıkla da ilgili bir gök cismi. Yönettiği Başak burcunun “ahlak”çı yapısına uyuyor mu? Jüpiter inanç ve dogmalarla, din veya felsefe gibi soyut konularla ilgili soyut bir gezegen, yönettiği Yay burcunun maceraperest ve deneyimlere açık yapısına uyuyor mu? Gök cisimleri yönettikleri burçlara benzese bile birebir aynı değillerdir. Örneğin Oğlak=Satürn değildir. Oğlak burcu cinsel aşırılıkla çok ilgilidir Satürn bunun neresine uyabilir, pratikte Satürn tam tersidir. Çünkü bir burcun birden fazla yöneticisi vardır. Uranüs Kova’ya çok benzer o yüzden Kova’yı yönetmeli diyenler Kova burcunun anlamlarını modern astrologlardan okumuşlar sanırım sadece. Kova burcu soğukkanlıdır, buradaki gök cisimleri soğukkanlılıkla işlerini görürler. Uranüs ise gerilimlidir, yüksek voltaja yakalanmış gibidir, soğukkanlılıkla alakası bile yoktur. Kova burcu kitlelerle ilgilidir, bir olmak veya onlara önderlik etmektir ama Uranüs ultra-bireyseldir, bir ekiple hareket edemez, etmek istemez. Kova burcunun değişim doğası yavaştır, aniden oluşan bir olay yoktur, Uranüs ise şok edicidir, öncesini, hazırlık aşamalarını göremezsiniz. Bir anda bomba yağar. Pluto Akrep burcuna çok oturuyor mu? Pluto ölümle ilgili, Akrep ise yeniden doğmakla. Biraz benziyor gibi duruyor. Peki Akrep burcunun Survivor niteliği ne oldu? Pluto direkt ölüm, hadesin kapılarından geçenler geri dönebiliyor mu? Balık burcuna da değineyim konu açılmışken. Neptün’ün mitolojilerde “acımasız” olduğunu ve buna dair lakapları olduğunu biliyor muydunuz? Merhamet duygusuna sahip olmayan ender tanrılardan birisi. Başkaları adına bile acı çeken, hiç bir şeye “hayır” diyemeyen, yardım etmeye çalıştıkça kurban giden, sıfır egolu, sıfır bencil Balık burcu arketipiyle onu nasıl eşdeğer görebiliriz? Halbuki Neptün’ün somut dünyaya ait bir ton hırsı vardır. Bunun için diğer tanrılarla yarışa bile tutulur. Balık burcu herşeyi içinde çözündürür, bu dünyada onun “saf” arketipini görmek mümkün değildir, ama Neptün’ü görürsünüz, yukarıya bakın işte bir bulut. Balık burcuna düşen gök cisimleri gizliliği anlatır, Neptün ise sınırları ortadan kaldırır. Balık burcunun aksine eylemsiz değil, ultra-aktif bir gezegendir. Sanırım psikolojik astroloji yapacağım diye burçların içini saçma sapan şeylerle dolduranlar gibi kavram kargaşası yaşanıyor bu konuda da. Uranüs, Neptün ve Pluto modern astrologlar için bazı burçların yöneticiliğini alabilir, bir fikri dikte edecek halim yok, psikolojik açıdan zaten yorumlanabilirler, modern astrolojinin adı zaten psikolojik astroloji. Çeşitliliğin zenginlik olduğuna, ileride bir gün yeni bulgular ortaya çıkarsa yanılabileceğime inanırım, özgeçmişimde bile hala yazıyor, ben de herkes gibi modern astroloji geleneğinden geliyorum. Bir harita yorumunda alt tarafı yorum farklarımız en fazla  % 5 filan olacak, hiçbir şey. Değinmek istediğim hep duyduğum gezegen=burç eşleşmesine dikkat çekmek. Psikolojik astroloji derslerimizi veren Gülden Bulut modern yöneticileri kullanıp şahane ve cuk oturan yorumlar yapıyor, ne olacak şimdi çöpe mi gitti on yıllık çalışmalar? Tüm bunların din tartışmaları yapan fanatiklerden farkı yok.

 

Yanlış 10: Burç yorumları çıkar

Çıkmaz. Keşke çıksaydı, astroloji ne kadar basit olur hepimiz kahin filan kesilirdik. Hiç de yorulmazdık. Öte yandan düzgün bir astrolog tarafından yapılmış düzgün bir burç yorumu kolektifteki artışa işaret eder, daha fazlası değil. Koç burçları için kaza riski artıyor diyorsa artacaktır. Ama bu her Koç için geçerli olmayacak.

 

 

Liste daha sonra güncellenecektir.

 

Devrim Dölen

22 Haziran 2013, İzmir

Devrim Dölen
3 Mart 1977 İstanbul doğumludur. Amerika’da ve Türkiye’de faliyet gösteren çeşitli astroloji ve istatistik gruplarıyla birlikte, profesyonelliğe adım atmadan 24 yılını astroloji araştırmalarına verdi. 1999 yılından itibaren bunların bazılarını hakemli dergilerde, bazılarını da internet aracılığıyla paylaştı.

İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde Türkiye’de ilk defa YÖK onaylı astroloji eğitmenliği yapmıştır. 2001 yılında ücretsiz astroloji kursu veren Türkiye’deki ilk Türkçe topluluklardan Astroloji ve Astro-Gunluk gruplarının da moderatörlerindendi. 2011 yılında ise Zodyak Astroloji Yayınevini ve bugün bir çok astrolog yetiştirmiş olan Astroloji Akademisi’ni, 2015 yılında ise astrolojimarket.com sitesini kurmuştur ve aynı yıl Astroloji Derneği'nin kurulmasına öncülük etmiştir. 2016 yılında ise Zodyak Astroloji Dergisi'ni çıkartmaya başlamıştır.

Karate'de siyah kemer sahibidir. Astrolojik tablolar, tasarımlar ve diorama yapmayı, doğayı, ekoköyleri, dalmayı, aramayı, yanılmayı ve tekrar aramayı yaşam tarzı haline getirmiştir…


Şimdiye kadar çıkmış olan yayınları:

2018 Gökyüzü Takvimi

Zodyak Astroloji Dergisi

Uranian Astroloji & Kozmobiyoloji

Asteroid Sözlüğü (Program)

Bitkiler: Astroloji & Mitoloji

Temel Seviye 1: Gezegenler & Elementler

Temel Seviye 2: Burçlar

Temel Seviye 3: Evler

Temel Seviye 4: Açılar

2015 Gökyüzü Takvimi
Devrim Dölen on EmailDevrim Dölen on FacebookDevrim Dölen on GoogleDevrim Dölen on InstagramDevrim Dölen on LinkedinDevrim Dölen on TwitterDevrim Dölen on Youtube
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Türkiye'nin Tek Astroloji Dergisi. Sonbahar sayısı yayında. Satın almak için tıklayın.
+ +