Integritas & Webinar (7,8,9,10 Ağustos 2022)

Integritas; astrolojik bir doğum haritasındaki öğeleri optimum kullanmak veya varolan sorunları çözmek için Devrim Dölen tarafından, 2012 yılında keşfedilmiş ve 2022 yılına kadar da geliştirilmiştir (Gelişimi sürdüğü için kitabının yayın tarihi ertelenmiştir).

2014 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi’nde ilk kez ders olarak okutulmuştur ve bugün danışmanlık veren Astroloji Akademisi öğrencileri tarafından da aktif bir şekilde kullanılmakta ve geri dönüşlerde hep pozitif bildirimler almakta olan en sevilen tekniktir.

 

Dikkat: Bu seminere herhangi bir okuldan sadece Temel Seviye mezunları katılabilir (Temel gezegen, burç, ev ve açı bilgisi olmalıdır).

 

 

Bilgi ve Kayıt için: 0532 511 50 51 (Tolga Mustafa Gürbak)

astrolojimarket.com

 

 

Yayına hazırlanan Integritas kitabının önsözünden & Integritas’ın Hikayesi

 

Astroloji, lineer zaman döngüsü içinde, büyük ya da küçük, hiçbir konu ayırt etmeksizin, sadece zaman ve mekan bilgisi ile, çok tutarlı bir şekilde, kaostaki trend eğilimini ölçmemizi sağlayabilen, elimizdeki tek bilim. Ne var ki ölçümlerin tutarlılığı; çözüm, çare veya şifa anlamına gelmiyor. O gün, astrolojik hava durumu yağmur yağacağını söylediğinde, şemsiyemizi alsak da ıslanıyoruz, üşüyoruz veya taksi bulamayabiliyoruz. Evden çıkmamak ise çoğu zaman doğru bir çözüm şekli değil. Gerek kendi yaşamımda, gerek başkalarının yaşamlarının birçoğunda, bazı durumlarda var olabilen bu çaresizlik beni rahatsız etti.

 

Haliyle çevremdekilere faydalı olabilmek için “tespit ve klasik öneriler” dışında çok somut, klasik önerilerden çok daha sonuca odaklı öneriler verebilmeyi hep düşündüm (Jüpiter’im 12. ev girişinde, Boğa burcunda, Satürn’le antiscium). Çünkü kendimi (tabiri caizse) elindeki röntgene bakıp, hastanın sadece semptomlarını hafifletebilen, çoğu zaman “Bunun tedavisi yok.” diyen bir doktor gibi gördüm. Hatta yıllarca bana danışanlara, bir sorun vuku bulduğunda psikologları veya daha başka şifacıları önerdim. “Bizim işimiz sadece tespit yapmak, yağmur ne zaman yağacak, Güneş ne zaman açacak? Biz psikolog, doktor, tanrıça veya büyücü değiliz.”

 

Integritas, astroloji ile tanışmamdan tam 20 yıl sonra, 2012 yılının Ağustos ayının o sınırlı Dünyasında, sadece kendisini sezdiren bir fikir olarak doğdu. “Şu noktada şu karakterde bir gök cismi olsaydı, sanki çözüm olurdu?” dedirten, çok flu bir bakıştı. Uranian Astrolojinin kullandığı Transneptünyen gök cisimleri de, şifa değil; ama tespit için olsa da, benzer bir şekilde doğmuştu ve kurucusu Alfred Witte’nin deneyime verdiği değerden çok etkilenmiştim.

İLGİLİ YAZI:  Dünya Astrolojisi (Mundane) Uzmanlık Sınıfı (30 Temmuz Perşembe Online)

 

Zihnimin bir köşesinde bu fikir dururken, her gün harita deneyimlemeye devam ettim. Fikrin doğru olduğunu biliyordum; ama mantık yürüterek açıklayamıyordum. Fikrin hemen peşine düşmeden, sadece zihnimin bir köşesinde tutarak harita deneyimlemeye rutin bir şekilde devam etme kararım, aslında bir şey pırıltı beklediğim içindi. Fotografik hafızam olduğu için yap-boz parçalarını da kafamda birleştirmem kolay oluyor açıkçası. 9. ev Balık Merkür’ümün geçtiği Marmaris’te tatil yaparken, Neil Shubin’in, İçimizdeki Balık kitabını henüz birkaç gün önce okumuştum ve bilinçdışı kodlama eğitimim olduğu için, özellikle bir bölümü, o pırıltıyı bekleyen bilincimin bir parçasının çok hoşuma gitmişti, sizinle de paylaşacağım, kitaptaki hikaye fosil avcılığıyla başlıyor:

 

“Yukarıdan bakıldığında, uçsuz bucaksız bir düzlükte, kırmızı yeşil kumtaşı tepelerinin, kilometrelerce uzanan çorak bir arazinin ortasında yalnız yürüyen iki kişiydik. Ama ikimiz de gözümüzü yerden, çölün zeminindeki moloz ve birikintilerden ayırmıyorduk. Aradığımız, boyu birkaç santimetreyi geçmeyen minik fosillerdi; bizimkisi çok küçük bir dünyaydı. Bu kapanık halimiz, etrafımızı kuşatan çölün uçsuz bucaksız panoramasıyla tam bir tezat oluşturuyordu. Yürüyüş arkadaşım bana sanki Dünyadaki tek kişi gibi gelirdi, bense bütün varlığımla yerdeki taş parçalarına adanmıştım.

 Gündelik yürüyüşlerimizin önemli bir bölümünde ben sorularımla kendisini bunaltırken, Chuck bana karşı son derece sabırlıydı. Kemiklerin nasıl bulunacağını tam olarak anlatmasını istiyordum. Dokusu kayanınki gibi değil, kemiğinki gibi olan bir şey, diş gibi parıldayan, kumtaşı parçası gibi değil, kol kemiği gibi görünen bir şey, yani “farklı bir şey” aramam gerektiğini defalarca söyledi. Kolay görünüyordu, ama ne demek istediğini tam kavrayamıyordum. Aynı kayalara baktığımız halde, Chuck kampa torba torba fosille dönerken, elim boş dönmek, benim için artık iyice utanç verici olmaya başlamıştı.

 Sonunda bir gün, çölde Güneş’in altında parıldayan ilk diş parçamı gördüm. Kumtaşı molozlarının üstünde oturuyordum; işte oradaydı, apaçık görünüyordu. Diş minesinin, hiçbir taşta olmayan bir pırıltısı vardı; daha önce gördüğüm hiçbir şeye benzemiyordu. Aslında tam olarak da değil. Çünkü bunlara her gün bakıyordum. Aradaki fark, sonunda görmem olmuştu. […]

Birden, çölün zemini kemikle doldu; önceden taştan başka bir şey görmezken, artık her yerde minik kemik ve fosil parçaları görüyordum, sanki yeni bir gözlük takmıştım ve kemik parçalarının hepsi bir projektörle aydınlanmıştı.”  

 

İLGİLİ YAZI:  25 Mayıs'ta İstanbul Büyük Kulüp'teyiz!

Kendisini sezdiren fikirden tam bir yıl sonra, 19 Ağustos 2013, İzmir, saat 02:14’te gök cisimlerinin 120’liklerini kullanma fikriyle Horary[1] haritasına baktım. Koç burcundaki bir gök cisminin parlamasına, elbette onunla üçgende olan Aslan veya Yay burcundaki bir gök cismi yardım edebilirdi, zira üçgen açı her zaman iyi olmasa da, pürüzsüz bir akış ve yardımdı. “Henüz erken” yanıtını aldım. Bunun üzerine, ara ara haritalara dönerek çalışmaya devam ettim. Evet Horary’nin de buyurduğu gibi oturmayan bir şeyler vardı haritalarda, ama adını koyamıyordum. Bazı 120’lik açılar muhteşem ve işlevsel çalışırken ve sembolikler çok anlamlıyken, o her zaman görmeye alışkın olduğum “neon tabela gibi ışıldayan anlamları” bazı pozisyonlarda ise göremiyordum. İstisnalar nedense fazla sayıda görünüyordu.

1 Ağustos 2014’te batısal olan üçgen açının kullanılamayacağını iyice anladım ve en önemli keşfi yaptım: Gök cisimlerinin kendileri yerine, dostlarını doğusal 120. dereceye koyduğumda tüm örnekler uyuşuyordu. Birden (Merkür hariç) tüm fosil parçalarını görmeye başladım. Hakikaten de hayat hikayelerini bildiğim yaklaşık 100 harita sahibinin semboliklerinin hepsi sanki bir projektörle aydınlanmıştı, ışıldıyordu. Merkür’ün çalışmadığını, sadece olasılığa uygun olarak bazı haritalarda çalışabildiğini görebiliyordum. Merkür zaten astrolojik olarak hep hınzırdı, buna artık alışmıştım, o yüzden önemsemedim. Ve Merkür dışında kolektif gök cisimleri de elbette eksikti. Hemen anı kaydettim: 1 Ağustos 2014, İzmir, 20:40:38

 

Klasik gök cisimlerinin integritas pozisyonları o kadar doyurucuydu ki, Merkür’ün ve kolektif gök cisimlerinin eksikliğine bir süre aldırmadım. İstanbul Aydın Üniversitesi’nde verdiğim astroloji derslerine hemen Integritas’ı da ekledim ve dersler sırasında aktif olarak çok fazla harita üzerinden pratik yaptığımız için en heyecanlı ve verimli geçen derslerimden biri oldu. Kendimi kandırmadığıma da beni ikna eden bu canlı dersler oldu. Öğrencilerimin haritalarının yanı sıra, sınıflarda, onların getirdiği misafirler üzerinden ve databanktan rastgele seçimlerle test etme imkanımız oldu. En çarpıcı örneğimiz şuydu: Öğrencilerimden Aslıhan, gelen misafirlerden birisine, 10. evde oluşan integritas pozisyon Venüs-Satürn kavuşumu Balık için “Dans okulu açın.” dedi esprili bir dille. Misafirimiz bir süredir Kadıköy’de dans okulu için bina aradığını söyledi. Ve hiçbirimizin bu konuyla ilgili bildiğimiz herhangi bir şey yoktu.

İLGİLİ YAZI:  Horary Astroloji Uzmanlık Sınıfı (10 Aralık Cuma Online)

 

Elbette Üniversitede ders verince eksik bir şey bırakamıyorsunuz. Merkür ve kolektif gök cisimlerinin eksikliği sorunu yakamı bırakmadı. Öğrencilerime “Hepsi çalışırken Merkür’ün çalışmıyor olması mantıksız; ama çalışmıyor, nedenini de bilmiyorum, Merkür’ün ilginç doğasını biliyoruz, o yüzden olmalı.” demekten rahatsızlık duyuyordum; ama elimden bir şey gelmiyordu, açıkçası pek de önemsemiyor, Merkür’e özgü bir şey bırakmanın belki de iyi bir şey bile olduğunu düşünüyordum. 18 Ekim 2014, İstanbul saat 21:05’te eski bir astrolog arkadaşım, Merkür’ün açısını illaki 120 derece almak zorunda olmadığımı hatırlattı. Merkür, 60’lık dereceye yerleştiğinde evet; tüm örnekler yerli yerine oturdu.

 

İlk sistem bu şekilde oturduktan sonra sistemin devamı da kendi kendine geldi. Sosyal medya üzerinde sürekli çokça soru aldığımız için bu sorulara Integritas tekniğiyle cevap vererek her noktada deneyler yaptım. Özetle bu sistem aslında kendi kendisini geliştirdi. Sadece gözlemden yola çıkarak onu buldum. Ne zaman mantık kullanmaya kalksam, onun çalışmadığını gördüğüm anda o mantığı terk ettim ve mantıksız bile görünse çalışan pozisyonu alarak arkasındaki mantığı çözmeye çalıştım. Zira eğer astrolojiden öğrendiğim en önemli şey, onun düz insan mantığından daha girift, üst bir mantık kullandığıdır.

Tüm bu gelişimin doğası yüzünden Integritas’ı keşfettiğimi söylemek bana garip geliyor. Bunun yerine “Integritas’ın üzerindeki tozları süpürdüm.” cümlesi ise çok doğal ve samimi. Çünkü hissettiğim şey bu aslında. Binlerce yıldır gömülü kalmış bir fosilin sadece tozlarını üfledim, bulunduğu yerden çıkardım ve şimdi de bu kitapla araştırmacı olan astrologların testlerine sunuyorum.

 

Araştırmacılar yaptıkları gözlemlerle yeni parçalar bulabilirler ve bütünü görmemize biraz daha yardımcı olabilirler. Ayrıca, daha farklı yollar bile açabilirler. Zira astrolojinin en değerli alanı budur. Bir bilgiyi bir yerden alıp, yeni bir ambalajla bir başka yere vermek yerine, sadece gözlem yaparak, düzensizliğin içindeki düzeni fark ederek, daha doğru sonuçlara ve mantığın temeline ulaşmak…

 

 

Devrim Dölen

24 Şubat 2015, İzmir, 20:05 (İlk yazım)

12 Temmuz 2022, Antalya, 22:02 (Yeniden düzenleme)

[1] Anın kalitesini inceleyerek, kafadaki düşüncenin doğruluğunu veya yanlışlığını aramayı amaçlayan bir astroloji tekniği.

Astroloji Akademisi
Astroloji Akademisi on FacebookAstroloji Akademisi on GoogleAstroloji Akademisi on LinkedinAstroloji Akademisi on TwitterAstroloji Akademisi on Youtube
Beklenen Astroloji Eğitimi Serisinin İkinci Kitabı Çıktı!İncelemek ve Satın Almak İçin Tıklayın